Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

26 Temmuz 2015 Pazar

''Kurtlara Söyle Eve Döndüm'' Lucy Christopher (Kitap Yorumu)



Kitap Adı: Kurtlara Söyle Eve Döndüm
Yazar: Carol Rifka Brunt
Yayın Adı: Martı
Baskı Tarihi: ABD (19 Haziran 2012) - Türkiye (Kasım 2013)
Tür: Tek kitap. 


Tanıtım:

Aşk insanı büyütür; önce hissettirdiği tarifsiz mutluluk sonra kaybetmenin verdiği derin acıyla...

Günün birinde kimselere bahsedemeyeceğiniz türde bir sevgiye kapılırsanız?

En derine gömmeniz gereken ve ne kadar uğraşsanız da bir türlü peşinizi bırakmayan. Yok olup gideceğine zamanla daha da büyüyerek varlığınızı kaplayan ve sonunda ta kendiniz olup size dönüşen bir sevgiye?

Her bitişin yeni başlangıçlara açılan bir kapı olduğunu hatırlatan Kurtlara Söyle Eve Döndüm, önyargıların yalnızca gerçek sevgiye boyun eğdiğinin de güzel bir kanıtı...



 ۩۞۩ ۩۞۩ ۩۞۩


''Yalnızca dünyanın en mutsuz insanları sonsuza dek yaşamayı ister, çünkü hayatları boyunca istedikleri hiçbir şeyi yapamadıklarını düşünürler. Yeterince zamanları olmadığını, hayattan paylarına düşeni alamadıklarını hissederler.'' 


*Yorumum*

Bu kitabı okumaya başladığımda, arka kısmında okuduğum şeyler haricinde başka hiçbir şey bilmiyordum; ne olduğu hakkında bir fikir edinmek için bakmaya yeltendim, ancak bir farklılık olsun diyen iç sesime uyarak son anda vazgeçtim. Bir kitaba başlamadan önce diğer insanların okuyacağım  kitap ile ilgili neler düşündüğü hakkında bir bilgi sahibi olmak benim için alışkanlıktan öte refleks haline geldiği için, bu iç sese uymak elbette ki kolay olmadı. Fakat şu an diyorum ki iyi ki de onu dinlemişim; zira bir fikre sahip olmak için yorumları okusaydım, biraz tereddütlerim olabilirdi bu kitap hakkında.



*Kitap Özeti*

Kitap Finn'in ölmeden önce, June ve Greta'yı çizdiği ve adını ''kurtlara söyle eve döndüm'' verdiği portresini yapım aşamasındayken başlıyor ve asıl hikaye de Finn'in ölümünden sonra gelişiyor. Bu pek spoiler sayılmaz çünkü okuduktan birkaç sayfa sonrasında zaten öğreniyorsunuz bunu ve o zamana kadar da sığ bir şekilde ilerliyor olaylar, sizi daha derin bir hikayenin içerisine atmadan önce hazırlanmanızı sağlıyor böylelikle. June için amcası Finn'in ölümü sindirmesi zor bir gerçek oluyor çünkü bedeninin her zerresi bu adama hayran. Çizimine, düşünme mantığına, konuşmasına, yaptığı her şeye ve attığı her adımda June daha da etkileniyor bu adamdan. Bu yüzden AIDS yüzünden vefat ettiğinde, ona bu laneti bulaştıran kişi olarak düşündüğü Finn'in erkek arkadaşı Toby'den nefret ediyor, özellikle de onu kendisinden aldığı fikri beynine tümör gibi yayılınca.





Ancak Finn'in ölümünden sonra June'a bir telefonla ulaşan Toby, Finn hakkında bildiği her şeyi anlatmak gibi cazip bir fikirle ortaya çıkınca, June merakı ve nefreti arasında sıkışıp kalıyor. Bu teklife bir şans vermek için Toby ile konuştuğunda ise June, aslında amcasını neredeyse hiç tanımıyor oluşunun verdiği gerçek kafasına yıldırım hızıyla düşüp gururu inciniyor ve beynine damlayan hayal kırıklığı dolu düşünceler sonucu sarsılıyor. Bunun sebebinin ise Toby'nin ona söylediklerinin kendisini şaşırtmaması, aksine, duyduğu yeni bilgileri çoktan biliyor olması gerektiği olduğunu sanarken; asıl sebebinin Finn'in ona hayattayken gösterdiği dünyasının, yalanlar ve utançlarla el ele tutuşup ona oyun oynadığını anlaması. Çünkü June sadece uzaktan bir izleyen olmuş, asla Toby kadar hayatına yaklaşamamıştı. İşte bu anda Toby ile onun arasında oluşan dostane ilişkinin kıvılcımları yavaş yavaş alevlenirken, birden kendilerini sevdikleri adamın gerçekten yaşadığı hayatı ve utançlarını tekrardan canlandırırken bulacaklar. 


*Yorumum*


Bu kitapta iki türlü aşk var. Birinin içi hayranlık dolu, yani merkezi akıldan; diğerinin içinde ise her şeyiyle sevme durumu var, bu da kalpten hissedilen.  İkisinin ortak noktası ise tamamıyla saf hislerden oluşmaları ve alışılmamışlıkların üstünde kurulu olması. 14 yaşındaki bir kızın amcasına duyduğu hayranlıktan aşka dönüşen hislerini okumak, itiraf etmem gerekir ki pek sık karşılaştığım ve normal sayılabilecek bir durum değil. Daha önce iyi ki nasıl bir kitap olduğuna bakmamışım derken bundan bahsediyordum. Her halükarda ön yargıma uyacağımı düşünmüyorum; ama kitabı sonralara atabilirdim ve şimdi bitirdiğim için sevinçliyim. Parmak basılacak gerçekler ile donatılmıştı kitabın her bir yanı bu yüzden çok şeye gözlerimin açılmasını da sağladı ayrıca bu kitap.  500 sayfa gibi pek de kısa gözükmeyen bu eseri, tahmin edilenin aksine bir solukta bitiyorsunuz da böylelikle.  14 yaşındaki bir kızın dünyasından olayları izlemek başta beni endişelendirse de çok geçmeden bunun bir sorun olmadığını anladım; zira yaşı daha genç olsa bile olgunluğu şaşılacak ve benimsenecek cinstendi. Sonu çok etkiledi ve bunun ötesi duygulandırdı da. Bittikten sonra kitabı hafızamdan silmek istedim, böylelikle bir daha bu kitabı okumanın verdiği zevki ilk defaymış gibi tadabilecektim. Benzersiz bir şey okumak isteyenlere kesinlikle öneririm, zira şu sıralar bundan daha tabu yıkıcı bir kitap okumamıştım ben.


Puanım: 5/5!




''BURAYA KADAR OKUDUYSANIZ TEŞEKKÜR EDİYORUM, BU YAZILARIN HEPSİ KENDİ ŞAHSIMA AİTTİR, ALACAKSINIZ LİNKLE ALIN LÜTFEN VE BANA HABER VERMEYİ UNUTMAYIN. BİR SONRAKİ KİTAP YORUMUNDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!''


''The photos that I've used in this post are belong to  http://yourreactiongifs.tumblr.com/ 
.I did not intend to steal or occupy the copyright by any means.''




Subscribe to Our Blog Updates!




Share this article!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Return to top of page
Powered By Blogger | Design by Genesis Awesome | Blogger Template by Lord HTML