Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

21 Temmuz 2015 Salı

''Altın'' Chris Cleave (Kitap Yorumu)




Kitap Adı: Altın (Gold)
Yazar: Chris Cleave
Yayın: Pegasus
Çıkış Tarihi: ABD (1 Ocak 2012) - Türkiye (Aralık 2013)
Tür: Tek kitap.


Tanıtım: 

Genellikle tam burada, size bu kitabın konusunu anlatırız, ama söz konusu Chris Cleave olunca işler biraz değişiyor. Çünkü eğer KÜÇÜK ARI'yı ya da KUNDAKÇI'yı okuduysanız onun kitaplarının konusunun, hikâyenin sadece bir kısmı olduğunu bilirsiniz; asıl hikâye, size nasıl hissettirdiklerinde saklıdır. ALTIN, hem fiziksel hem zihinsel açıdan, insan dayanıklılığının sınırları hakkında. Ağlayacaksınız.

ALTIN, bizi neyin başarıya götürdüğü ve başarı için neleri feda ettiğimiz hakkında. Hayatta olduğunuza şükredeceksiniz. ALTIN, her gün karşılaştığımız zorluklar hakkında; başkalarının şartlarına göre kazanmak ve kendi şartlarımıza göre galip gelmek arasındaki çelişki. Müteşekkir olacaksınız. ALTIN, yalnızca Chris Cleave'in anlatabileceği şekilde anlatılmış bir hikâye. Ve bir kere okumaya başladığınızda, bitiş çizgisine kadar yürek hoplatan bir serüven. 



`°.•°•.★* *★ .•°•.°´



*Karakterler*

Zoe Castle profesyonel bir sporcu olarak yaşamını sürdürdüğü hayatında her zaman en iyisini hedeflemiş, asla da daha azıyla yetinmemişti. Şu an olduğu yere gelmek için varını yoğunu ortaya koyup, arkasında çokça terle acı sınırını zorlayan acımasız antrenman saatlerini bırakmıştı; ama bunun hakkını da adını tarih sayfalarına yazdıracak kadar çok altın madalyası ve dünya çapındaki başarıları ile ödemişti.  Aynı zamanda uzun yıllar boyu insanları sadece birer numara ve sıralama olarak gördüğü için herhangi bir duygusal zaafa karşı bağışıklık kazanmış, bu durum insanlarla arasındaki ilişkinin profesyonellikten öteye gitmemesine ön ayak olmuştu. Buna tek istisna sayılabilecek olan minik bir grubun üyelerini ise yakın arkadaşı, arkadaşının çocuğu ve onun kocası oluşturuyordu. İçerisinde bulunan ve beton gibi sağlam olan soğukkanlılık duvarındaki yüzeysel çatlaklardan sorumlu olan bu insanlar, hep en'leri hedefleyen Zoe için bir nimet gibiydi. Her ne kadar o bunun değerini bilmiyor olsa bile. Hayatın her zaman kendi mutluluğunun ve çıkarlarının lehine oynamadığının hatırlatıcısı görevindeki bu insanlar, aynı zamanda bir aileye yakın sayılabilecek tek canlılardı onun için. Fakat Zoe'nin başına gelecekler, kendisinin oluşturduğu öncelikler listesinde bulunan maddeleri yerinden değiştirecek kadar büyük bir sarsıntı etkisi yaratacak, hikayesinin sonunu, geri dönüşü olmayan bir şekilde değiştirecekti.



*Kitap Yorumu* 

Uzun, ilginç; ama okuması bir o kadar da sınır zorlayıcı bir kitaptı benim için. Bu yüzden bitirdiğimde büyük bir rahatlama yaşadım. Uzun süre baş ucumda bitmemiş halde duruyordu bu kitap, öyle ki sonunu hiç göremeyeceğimi sanmıştım; rahatlamam bu yüzden. Ben kitaba şans eseri bir şekilde kitap fuarında rastladım ve kapağı etkilemişti beni gördüğüm andan beri. Sonrasında arka kapağında kitabın konusunu özetleyecek kadar minik bir yazı görmek yerine, kitabı bitirdikten sonra nasıl hissedeceğimize dair iddialı bir yazı dizesi görünce ilgimi çekmiş, şans vermek istemiştim. 

Öncelikle söylemem gerekir ki bu kitap herkesin zevkine hitap etmiyor; kitabı ne kadar okudukça bundan da o kadar emin oldum. Yorumların ve puanlamaların, Nil nehri gibi ikiye ayrılmasının da bundan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Hayatın gerçekliğinden kopup gelmiş ve bunun getirdiği dramı okumayı sevmeyen insanlar için bu kitap yutulması büyük bir lokma. Zira benim için kitap gerek kurgusu olsun, gerek karakterleri, hayata dair belgeselleri izlerken ki yaşatılan o gerçekçiliği aratmayacak kadar canlıydı. Okuduğum diğer kitaplardan daha farklı olduğunu iki kez düşünmeye gerek duymadan söyleyebilirim ve bu farklılık benim hoşuma gitti. 



Kitabın bazı yerleri, özellikle yarışa hazırlık anları, okunması pek eğlenceli kısımlar değildi ama bunun dışında zekice kurgulanmış diyaloglar ve her an canlanacak gibi olan karakterlerin gerçekçiliği bu kitap hakkındaki kararsız düşüncelerimi bir nebze de olsa iyi denilebilecek bir hizaya sokuyor. Benim önerim boş bir zamanınız varsa ve uygun bir ruh halindeyseniz, yani beyniniz birkaç saat sürecek yoğun bir işgale hazırsa, bu kitabı o zaman okumanız yönünde. Aksi takdirde kitap, okuduğunuz en sıkıcı kitapların içerisine giriş bile yapabilir. Bir ara öyle hissettiğim oldu çünkü. 

Kitabı bitirdikten sonra yazarın diğer iki kitabını da edindim ve okunmak için bekliyorlar ama yakın bir tarihe kadar alıp okumayı düşünmüyorum, zira biraz dinlenmem gerek beynimin kapasitesini zorlayıcı başka bir kitabını okumaya yeltenmeden önce. Dediğim gibi, bence şans verilesi bir kitap; ama okunması biraz zor. Benim için buna değdi gerçi. :)

Puanım: 4/5!



''BURAYA KADAR OKUDUYSANIZ TEŞEKKÜR EDİYORUM, BU YAZILARIN HEPSİ KENDİ ŞAHSIMA AİTTİR, ALACAKSINIZ LİNKLE ALIN LÜTFEN. BİR SONRAKİ KİTAP YORUMUNDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!''


''The photos that I've used in this post are belong to http://yourreactiongifs.tumblr.com/ .I did not intend to steal or occupy the copyright by any means.''






Subscribe to Our Blog Updates!




Share this article!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Return to top of page
Powered By Blogger | Design by Genesis Awesome | Blogger Template by Lord HTML